Samsun satilik daire atakum page1

HOL VE MUTFAK ZEMİN 1+ samsun atakumda daire SINIF GRANİTCOK COK UYGUN MÜKEMMEL ÖTESİ DAAHŞAP GÖRÜNÜMLÜ PAKPEN MARKACOK samsunda satılık daireler COK UYGUN MÜKEMMEL ÖTESİ DA+ İÇİ KAPILARI BEYAZ samsun satılık daire MOBİLYA DOĞRAMA COK COK UYGUN MÜKEMMEL ÖTESİ DAKULLANILAN HER MALZEMEDE KALİTEDEN TAVİZ VERİLMEMİŞTİR+ + 135  samsun satılık daireler KAÇIRILMAZ FIRSATLARLA SİZLERİ EV SAHİBİ YAPMAK İSTERİZ NET KULLANIM ALANI+MİZİN ALT KATINDA KAPICISİ VARDIR VE YERDEN OLDUKÇA YÜKSEKTİR+ DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN  

samsun atakum satılık daire (2)

samsun atakum satılık daire (2)

 

Emlak Nedir?

Emlak veya gayrimenkul; bina, arsa, bahçe gibi taşınmaz mal ve mülklerin ortak adı. Emlak, güvenli bir yatırım aracı olarak görülür. Kur dalgalanmalarından ve ekonomik krizlerden çok fazla etkilenmeyen, uzun vadede genellikle büyüyen bir yatırımdır.

Emlak alım satımında kullanılan mortgage veya tut-sat yöntemi, emlakların değerlerinin uluslararası kriterlere göre belirlenmesini sağlar. Böylece değeri belirlenmiş olan bir emlak, emlak borsasında alınıp satılabilir hale gelir. Emlak piyasasının gelişmesi ile daha önce değeri bilinmeyen emlaklar piyasada arz talebe göre değer bulmaya başlar.

Rant

Gayrimenkuller bir rant aracı olarak kullanılabilirler. İleride değerleneceği düşünülen arsa veya gayrimenkul, alınarak bekletilmeye başlamaktadır. Hızla gelişen şehir yaşamı, şehrin sınırlarınıda büyütmektedir. Hiçbir değeri olmayan boş araziler ise bir anda değerlenmektedir. Toprak değeri çok az olan gayrimenkuller bu sayede çok yüksek bir fiyata satılabilmektedir.

Günümüzde hızla gelişen internet sayesinde emlak sektörü internet piyasasına da girmiştir. Özellikle farklı şehire taşınmak zorunda kalan insanlar, internet sayesinde o bölgedeki emlak komisyoncuları ile rahatça iletişime geçerek ev veya iş bulma süreçlerini hızlandırmaktadırlar.

 

Samsun Neresidir?

SamsunOrta Karadeniz Bölümü‘nde Yeşilırmak ve Kızılırmak deltalarının arasında kalan verimli bölgede yer almaktadır. Kuzeyinde Karadeniz; doğusunda Çarşamba, batısında Ondokuzmayıs ve Bafra, güneyinde ise Kavak ilçeleri ile çevrilidir.

Karadeniz Bölgesi‘nin 1.252.693[1] kişilik toplam nüfusuyla, eğitim, sağlık, sanayi, ticaret, ulaşım ve ekonomi açısından en gelişmiş ve en büyük, aynı zamanda tek Büyükşehir Belediyesi‘ne sahip ili olan Samsun, Türkiye‘nin de en gelişmiş ve yaşanabilir şehirleri arasındadır. Köklü geçmişi olan Ondokuz Mayıs Üniversitesi[2]‘ne sahiptir. Tıp alanında Türkiye’nin 7. büyüğüdür. 2012-2013 Akademik yılında eğitim hayatına başlayan Canik Başarı Üniversitesi[3] ile birlikte şehir, iki üniversiteye ev sahipliği yapan bir konuma yükselmiştir. Samsun, şehrinin takımı olan Samsunspor ile özdeşleşmiştir.

Hititler zamanında ismi Enete olan Samsun’da; M.Ö. 1500 yıllarında Miletli kolonistler bugünkü kent merkezinin bulunduğu yereAmisos antik kentini kurmuşlardır. MS 11. yüzyılda Danişmendliler kenti ele geçirmeye çalışmışlarsa da başaramayınca kent merkezine 3 km uzaklıkta Yeni Amisos adlı yeni bir yerleşim birimini kurmuşlardır. Kent adı zamanla Amisos’tan Simisso ve Samisso olarak telaffuz edilse de Türkçe‘ye Arapça üzerinden “Samsun” formunda geçmiştir. Umar, kent adının Orta Çağİtalyan haritalarında Simisso, Katalan haritalarında Sinussa olarak gösterimesinden hareketle Sinop kentinin Hitit kaynaklarında ki adı Sinuwa ile bağlantılı olabileceğini ileri sürmüştür.

Eski adı Yunanca Amisos veya Amisus olan şehir daha sonraları Eis Amison yani “Amisosa” olarak kullanılmış bu isim Roma ve Bizans döneminde Samsunta veya Samsus şeklinde kullanılmıştır[4]. Efsanevi kadın savaşçılar olarak bilinen Amazonlar‘ın Thermedon Çayı[5]yakınlarında kurdukları Themiskyra kentinde yaşadıkları Antik Çağ tarihçilerince belirtilmiştir.[6] Daha iyi ok atabilmek için bir göğüslerini kestikleri çeşitli kaynaklarda rivayet edilen ve birçok efsanede adları geçen Amazonlar, Samsun ve yöresinin tarihi ve kültürel değerlerinden kabul edilmesi nedeniyle her yıl adlarına Terme ilçesinde bir festivaldüzenlenmektedir.

Samsun ili sınırları içerisinde devlet kurarak yaşayan en eski topluluk, Hitit kaynaklarında bahsi geçen Kaşkalar‘dır.[7]HititlerFrigyalılarKimmerlerLidyalılar ve en son Ege‘denKaradeniz‘e göçen Miletliler kentin yönetiminde söz sahibi olmuşlardır. PerslerinLidya KralıKrezüs’u yenmeleriyle Amisos, Pers İmparatorluğu‘nun eline geçmiştir. MÖ 331 yılındaBüyük İskender‘in Persler’i yenmesiyle Makedonya İmparatorluğu eline geçen Amisos, İskender’in ölümüyle Pers şatrapı Mithridates tarafından kurulan Pontus Devleti‘nin sınırları içerisinde yer almış, daha önemlisi bu devletin başkenti olmuştur. MÖ 1. asırda da Roma İmparatorluğu hakimiyetine giren Amisos, Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasıyla Bizans İmparatorluğu’nun sınırları içerisinde kaldı. Amisos, 860 yılında Abbasiler zamanında halife Mutassım’ın emriyle Malatyalı Korkunç Ömer komutasındaki kuvvetler tarafından ele geçirilmiş ise de Bizanslılar tarafından tekrar geri alınmıştır.Türklerin Anadolu’ya girmesiyle birlikte Danişmendliler tarafından Samsun kuşatılmış ise de alınamamıştır. Bunun üzerine Danişmendliler o zamanlar şehrin uzağında kalan bir noktaya Samsun Kalesi‘ni inşa etmişlerdir.

Anadolu Selçukluları zamanında Samsun’un Müslüman yerleşim yerleri 1185 yılında Anadolu Selçuklu hakimiyetine geçmiştir. Haçlı Seferlerisonrası başkent Trabzon olmak üzere Trabzon Rum İmparatorluğu egemenliğine giren Samsun, Cenevizliler‘in Karadeniz’de ticareti ellerine geçirmeleri sonucunda 100 yıl kadar Cenevizli hakimiyetinde kalmıştır. Bu tarihlerde Türklerin yaşadığı Samsun’a Müslüman Samsun, 3 km mesafede bulunan Cenevizlilerin ticaret sitesine de Gavur Samsun veya Kara Samsun denilmiştir. Samsun, 1389 yılında Yıldırım Bayezid zamanında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Anadolu Selçuklu Devleti çökerken Canik Beyliği‘ne de başkentlik yapmıştır.

1893 yılı Osmanlı nüfus sayımına göre Samsun’da yaşayan kişi sayısı 67.624 kişidir. Bunların 33.419’u (%49) Türklerden oluşmaktadır. Samsun’daki Rum nüfusu ise 32.925 kişidir (%49). Bu yıllarda Samsun nüfusunun yarısı Türkler’den yarısı Rumlar’dan oluşmaktadır. Kentteki Hristiyan sayısı Müslümanlar’a eşittir.

I. Dünya Savaşı’nın ardından bölgede bağımsız bir Pontus Devleti kurmak isteyen[8] Rumlar’ın yoğun yaşadığı Bafra bölgesinde kanlı çatışmalar yaşanmış, şehir iki yıl boyunca Pontus Cumhuriyeti‘nin başkentliğini yapmıştır. Mondros Mütarekesi’nin ardındanİngilizler kente askeri birlik çıkarmışlarlardır. İtilaf Devletleri’nin Anadolu’nun doğu ve kuzeyindeki karışıklıkların sürmesi durumunda bu yörelerin işgal edileceğini bildirmeleri üzerine, 9. Ordu müfettişliğine atanan Mustafa Kemal sorunu çözmek amacıyla 19 Mayıs 1919’da Samsun’a gönderilmiştir. Anadolu’yu düşman işgalinden kurtarmak ve bağımsız bir cumhuriyet kurma arzusunda olan Gazi Mustafa Kemal Paşa‘nın Samsun’a ayak bastığı 19 Mayıs 1919 günü Kurtuluş Savaşı‘nın başlangıç tarihi olarak kabul edilmekte veGençlik Bayramı olarak coşkulu törenlerle kutlanmaktadır.

Şive 

Türkçenin Samsun merkez ilçesinde kullanılan şivesinin Batı Anadolu ağızları içindeki konumu Prof. Dr. Leyla Karahan’ın Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması (Türk Dil Kurumu yayınları: 630, Ankara 1996) adlı çalışmasına göre şöyledir:

Coğrafya 

Akarsu ve barajlar 

Akarsular 

Barajlar 

Samsun, 8 barajı ile Türkiyede en çok barajı olan ildir.

Hasan Uğurlu Barajı ve HES, Ayvacık ilçesinde, Yeşilırmak üzerinde, elektrik enerjisi üretimi amacı ile 1971-1981 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır. Kaya gövde dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 9.223.000 m³, akarsu yatağından yüksekliği 135,50 m, normal su kotunda göl hacmi 1.073,75 hm³, normal su kotunda göl alanı 22,66 km²’dir. 500 MWgüç kapasitesine sahip HES (hidroelektrik santralı) yılda 1.217 GWh elektrik enerjisi üretir.

Suat Uğurlu Barajı ve HES, Yeşilırmak üzerinde, sulama ve elektrik enerjisi üretimi amacı ile 1975-1981 yılları arasında inşa edilmiştir. Kaya gövde dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 2.151.000 m³, akarsu yatağından yüksekliği 38,00 m, normal su kotunda göl hacmi 182,00 hm³, normal su kotunda göl alanı 9,70 km²’dir. Baraj 83.312 hektarlık bir sulama alanına hizmet vermekte, 46 MW güç kapasitesindeki HES yılda 273 GWh elektrik enerjisi üretimi sağlamaktadir.

Altınkaya Barajı ve HES, Bafra ilçesinde Kızılırmak üzerinde kurulmuş olan baraj ve hidroelektrik santralidir. Aşağı Kızılırmak projesinde yer alan ve kaya dolgu tipinde yapılan Altınkaya Barajı’nın göl alanı 74,5 km²’dir. Su toplama hacmi 5 milyar 673 milyon m³’tür. Elektrik enerjisi üretimi için ve taşkın önleme maksadıyla yapılmış olan barajın yapımı 1988’de tamamlandı. Altınkaya Barajı’nın suları herbiri 175 MW’lık (toplam 700 MW) dört üniteyi beslemektedir. Dört üniteden meydana gelen ilk iki ünitesi 1987, diğer ikisi 1988 senesinde devreye giren hidroelektrik santralından yılda 1 milyar 632 milyon KWh enerji üretilmektedir.

Göller 

Samsun göl bakımından zengindir.

  1. Ladik GölüLadik‘in 12 km doğusunda bulunan ve 870 hektarlık alana sahip olan göl. Barındırdığı balıkların yanı sıra üzerinde yüzen adacıkları (Torf madeni) ile son derece ilgi çekici bir doğal sit alanıdır.Tabiî güzelliği, etrafının ağaçlarla çevrili olması, insanı dinlendiren temiz havası ile ilçenin önemli bir mesire yeri olmuştur.
  2. Balık Gölü
  3. Simenit Gölü
  4. Kargalı Gölü
  5. Akgöl
  6. Silindir Gölü
  7. Divanbaşı Gölü

Ekonomi ve sanayi 

  • Günümüzde Samsun, Kuzey Anadolu’nun en büyük ili olarak Karadeniz Bölgesi’nin en önemli kentidir. Karadeniz’in önemli ticaret limanlarından biri olan şehir, başta Rusya veUkrayna olmak üzere bölgedeki tüm ülkelerle direkt ticaret yapmaktadır.
  • Samsun’dan dünyanın 100 farklı ülkesiyle karşılıklı olarak dış ticaret yapılmaktadır. İhracatı yapılan başlıca ürünler; narenciye domates, üzüm, buğday unu gibi gıda mamülleri ile minibüs, elektrik malzemesi gibi sanayi ürünleridir. Ayrıca liman, kara, hava ve demiryolu ulaşım altyapısı çok güçlü olan Samsun diğer şehirlerinde ihracat noktası konumundadır.
  • Samsun sanayi sektörü ağırlıklı olarak imalat sanayinden oluşmaktadır. İmalat sanayinin yoğunlaştığı alt sektörler; tıbbi aletler ve ürünler, tekstil, mobilya başta olmak üzere ana metaller, bakır, makine, tütün, kâğıt ve kâğıt ürünleri, kimya sanayi ve oto yedek parça sanayi olarak sıralanmaktadır.
  • Samsun’un yüzölçümünün % 47’si tarım alanlarından oluşmaktadır. Bölgede yetişen başlıca tarım ürünleri; tahıllar, baklagiller, endüstriyel bitkiler, yağlı tohumlar ve yumru bitkilerdir. Ayrıca buğday, mısır, çeltik ve tütün de yetiştirilmektedir. Son dönemlerde artan yatırımlarla birlikte Samsun organik tarımda uzmanlaşan bir şehir haline gelmiştir. Özellikle organik karpuz ve ekolojik yumurta gibi ürünler Samsun’dan yurtiçi ve yurtdışına gönderilmektedir.
  • Samsun limanı ve gümrüğü şehrin yurtdışıyla bağlantı noktalarını oluşturmakta ve döviz girdisi sağlamaktadır. Dünyanın büyük petrol yataklarına komşu ve büyük doğalgaz rezervlerinin aktarım güzergahı olan şehirde linyit kömürü, kaplıca suyu ve maden suyu gibi yeraltı zenginlikleri vardır.

Eğitim

  • 2006-2007 öğretim yılında ilde ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde toplam 1.680 okulda, 13.649 öğretmenle 256.827 öğrenciye öğretim sunulmuştur. Bu sayılar her ders yılı için ortalama olarak aynıdır.
  • İlde şehir ve köylerde olmak üzere 1.048 ilköğretim okulu, 20 yatılı ilköğretim bölge okulu, 7 özel ilköğretim okulu, 9 özel eğitim okulu olmak üzere toplam 1.084 ilköğretim okulda, 187.207 öğrenciye, 8.989 öğretmen hizmet vermektedir.
  • Genel liselerde toplam 58 okul, 1.980 öğretmen, 1.018 derslik 33.350 öğrenci olup dershane başına 32, öğretmen başına ise 16 öğrenci düşmektedir.
  • Meslek liselerinde ise toplam 50 okulda, 1.578 öğretmen ve 806 derslikte 21.734 öğrenci olup dershane başına 26, öğretmen başına 13 öğrenci düşmektedir.
  • İlde 6 özel okul bulunmaktadır. Bunlar; Ted Samsun Koleji[9], Final Samsun Koleji[10], Feza-Berk Koleji[11], Şahinoğlu Koleji[12], Bahçeşehir Koleji[13], Ezgililer Koleji[14]‘dir. İlde aynı zamanda 70’ten fazla özel statülü dershane mevcuttur.
  • Ondokuz Mayıs Üniversitesi, toplam 15 fakülte[15], 1 konservatuar[16], 4 yüksekokul[17], 11 Meslek Yüksekokulu[18] ve 5 enstitü[19] ile eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürmektedir.
  • 2012-2013 akademik yılında eğitime başlayan Canik Başarı Üniversitesi‘nde; İktisadi ve İdari Bilimler[20], Mimarlık ve Mühendislik[21], Fen-Edebiyat[22] ve Eğitim[23] olmak üzere 4 fakülte ve 2 enstitü (Fen bilimleri, Sosyal bilimler) ile akademik faaliyetlerini sürdürmektedir.

Sağlık

  • Türkiye’de hastane sayısı içinde kamu hastaneleri oranı %76 iken Karadeniz Bölgesi’nde %82 ,Samsun ilinde ise %86’dır. Karadeniz Bölgesi’nde özel hastanelerin oranı Türkiye genelinden oldukça düşük ve %4, Samsun ilinde ise %28’dir.
  • Yatak sayılarına bakıldığında hem Türkiye ve bölge genelinde hem de Samsun ilinde kamu hastanelerinde yatak sayısının yüksek orana sahip olduğu görülmektedir.
  • Sağlık Bakanlığı‘na bağlı 11 devlet hastanesi, 1 eğitim ve araştırma hastanesi, 4 dal hastanesi, 1 ağız ve diş sağlığı merkezi, 125 sağlık ocağı ve 118 sağlık evi mevcuttur. Tüm bu birimlerde 6.121 çalışan mevcuttur.
  • İlde 9 özel hastane bulunmaktadır. Bunlar; Uluslararası Medicana Hastanesi, Medical Park Hastanesi, Büyük Anadolu Çiftlik Hastanesi, Büyük Anadolu Meydan Hastanesi, Dünya Göz Hastanesi, Atasam Hastanesi, Romatem Fizik Tedavi Hastanesi, Mediva Hastanesi ve Samsun Park Hastanesi’dir.
  • Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi, alanında Karadeniz Bölgesi’nin en iyi sağlık, uygulama ve araştırma hastanesine sahiptir. Bu alanda Türkiye çapında ilk 7 üniversiteden birisi olarak gösterilmektedir. Mayıs 2006’de açılan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Çocuk Hastanesi, Türkiye’de Hacettepe Üniversitesi Çocuk Hastanesi’nden sonra büyüklük bakımından 2. sırada yer almaktadır. Hastane aynı zamanda, 2011-2012 Akademik yılından itibaren İngilizce Tıp Bölümü eğitim hayatına başlamıştır.

Sosyal ve kültürel hayatı

Toplum açısından Karadeniz’in metropolü olan Samsun, 20. yüzyıl başlarına kadar ciddi bir gayr-i müslim nüfusu barındırmakta idi.[24] Yunanistan ile nüfus mübadelesi sırasında kentin Hristiyan nüfusu bu ülkeye gönderilmiş, Yunanistan ve bazı Balkan ülkelerinden gelen göçmenler kente yerleştirilmiştir. Balkan Savaşları sonrasında da Kosova‘dan gelenArnavut göçmenler Bafra civarına yerleştirilmiştir. Bunun yanı sıra 93 Harbi olarak bilinen Osmanlı-Rus savaşı sonrasında kente Kuzey Kafkasya‘dan Çerkes yerleşimi de olmuştur. Günümüzde şehir merkezi nüfusunu Balkan, Kafkas göçmenleri ile cumhuriyet döneminde iç göçle şehre yerleşen Doğu Karadenizliler ve şehrin kendi ilçelerinden aldığı göç oluşturmaktadır.

2005 yılına kadar denize küsmüş bir sahil kenti görünümünde olan Samsun; yapılan sahil yolu, Doğu Park, tamamlanmakta olan Batı Park gibi projelerle denizle barışık hale gelmiş ve modern tesislere kavuşmuştur. Son dönemlerde yerel belediyelerin katkıları ile kültürel faaliyetlerde gözle görülür ilerlemeler kaydedilmiştir. Ulusal bazda yayınlanan Samsun merkezli edebiyat dergisi “Yolcu” buna en güzel örnektir. Bunun yanında İstanbul merkezli ulusal bazda yayın yapan bir çok edebiyat dergisine de içerik sağlanmaktadır.

Sanatsal faaliyetler

 

Şehirde, güncel sinema gösterimlerinin yapıldığı 5 sinema, 2 özel tiyatro ve 2009 yılının ilk çeyreğinde kurulan Samsun Devlet Tiyatrosu Samsunlular’a hizmet vermektedir. Bunlar; Konak Sineması, Galaxy Çiftlik Sineması, Galaxy Sineması, Yeşilyurt AVM AFM Sineması, Makromarket AVM Moviezone Sineması’dır. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde çeşitli gösterimler de yapan Düşevi Oyuncuları ve Samsun Sanat Tiyatrosu, Samsun’un geleneklerinde önemli bir yer tutan tiyatro kültürünün yaşaması için çalışmaktadır.

19 Mayıs 2008 tarihinde kurulan Samsun Devlet Opera ve Balesi, Karadeniz Bölgesi’nin tek opera ve balesi, Türkiye’de ise; İstanbul,AnkaraİzmirMersin ve Antalya‘dan sonra altıncı devlet opera ve balesi olma özelliğini taşımaktadır. Henüz kurulmasının üstünden çok kısa bir zaman geçmiş olmasına karşın büyük başarılara imza atmış olan kurum, 2009-2010 sanat sezonunda (ilk bilet satış dönemi) biletli seyirci sayısında 6 kurum içerisinde 4. sırada yer almıştır. Yine aynı yıl yaptığı yaz turnesiyle de o sezon en çok turne düzenleyen opera-bale müdürlüğü olmuştur. Kurum 2010/2011 sanat sezonunda da nüfus ortalamasına göre %68’lik izlenme oranıyla 6 kurum içerisinde birinci sıraya oturmuştur. Aynı zamanda, ilk dünya prömiyerini ‘Amazonlar’ balesi ile bu sanat sezonunda gerçekleştirmiştir. 2011-2012 Sanat sezonunda ise kurum 43.000 biletli seyirci sayısıyla büyük bir rekora imza atmıştır. Bu sezonda düzenlediği yaz turnesiyle yine en çok turne yapan müdürlük unvanını almıştır. Kurum; son üç sanat sezonu (2009-2010/2010-2011/2011-2012) sonunda 98.533 biletli seyirci sayısına ulaşmıştır.

Özel tiyatroların yanı sıra, yerel kültürün hayat verdiği halk sanatı ve edebiyatının da oldukça geliştiği Samsun’da, çeşitli eğlencelerde ve özel günlerde, özellikle yöre gençleri tarafından sergilenen basit tiyatro oyunları vardır. Bu oyunların arasında ArapDeveciBerberDeğirmenci DayıKervanHelvacıCamserKöroğluKahyaSarhoşArazi Taksimi,Keklik AvıSığırtmaç oyunları gibi renkli gösteriler bulunur.

Folklor [değiştir]

Yörede Balkan ve Kafkas göçmenlerinin getirdiği çeşitli halk oyunları oynanılmaktadır.[25] Davulzurnakaval yörenin temel mahalli çalgılarıdır.

Anıtlar [değiştir]

Müzeler [değiştir]

Samsun yemekleri

“Karadeniz” adıyla bilinen Samsun pidesi özellikle Bafra ve Termeli girişimcilerin İstanbul başta olmak üzere büyük kentlerde açtığı fırınlarda Türk halkının beğenisini kazanmıştır. Ayrıca Ladik ve Kavak ilçelerinde kaz (aynı zamanda hindi,ördek ve tavukla da yapılır) ile yapılan ve “tirit” adı verilen yemek çok meşhurdur. Önemli ot çeşitleri lorgon, kırçan, kaldırayak (galdırık), madımak, nünük gibi bitkilerden kavurma ya da çorba yapılır. Ayrıca Samsun’un Bafra ilçesinin meşhur “Bafra Pidesi”[26] vardır.

Ulaşım

Karayolu

Samsun, Karadeniz Otoyolu üzerinde bulunmaktadır. Yusuf Ziya Yılmaz Şehirlerarası Otobüs Terminali ise şehır dışında bulunmakta olup, minibüs ve otobüs seferleri ile kolayca şehir içine ulaşım sağlanmaktadır.

Denizyolu

Samsun’da feribot seferleri Haziran-Ağustos ayları içerisinde yapılmaktadır. Liman kent merkezindedir.

Havayolu

Çarşamba Havaalanı kent merkezine 19 km mesafede yer almaktadır. Haftanın belirli günlerinde tarifeli olarak yurt içi ve yurt dışı seferler mevcuttur. Havalimanına kent merkezinde bulunan THY bürosu önünden kalkan servis araçları ile ulaşmak mümkündür.

Demiryolu

Samsun-Sivas ve Samsun-Amasya demiryolu bağlantıları mevcuttur. Gar kent merkezinde bulunmaktadır.

Hafif Raylı Sistem

Gar ve üniversite arasında yapılan raylı sistem günde ortalama 90.000 yolcu taşımaktadır ve iç ulaşımı kolaylaştırmıştır.

Turizm

Samsun, Karadeniz’in en uzun kıyı şeritlerinden birine sahiptir. Bu sahilin büyük bölümü denize girmeye uygun plajlardan oluşmaktadır. Şehrin başlıca plajları Mert Plajı, Fener Plajı, Bandırma Plajı, Atakum ve Atakent Plajları, Yakakent, Alaçam, Bafra ve Terme sahillerinde yer almaktadır. Bölgede yer alan plajların tamamına yakını doğal kumsallardan oluşur. Ayrıca bu sahillerde çeşitli konaklama ve eğlence tesisleri de bulunmaktadır.

Terme’nin Yalı mahallesinden Akçay’a kadar uzanan Miliç Çamlığı ve Sahilleri hem mesire yeri; hem de temiz denizi ve kumsalıyla doğal bir plajdır. Gezip görülmesi gereken bu yerde mavi deniz, çamların yeşiliyle adeta buluşur.

Yerel medya

  • Klas TV
  • Alfa TV
  • Aks TV
  • Kanal S
  • Kanal 55
  • Denge Gazetesi
  • Haber Gazetesi
  • Halk Gazetesi
  • Ekip Gazetesi
  • Yaşam Gazetesi
  • Gazete Arena
  • Samsun Haber
  • Karadeniz Gazetesi
  • Haber Exen Gazetesi

Merkez İlçeler

Samsun ilinin on yedi ilçesi olmakla beraber, şehir merkezi dört merkez ilçeye ayrılmaktadır. Bunlar AtakumCanikİlkadım ve Tekkeköy‘dür.

 

Daire Nedir?

Ev, içinde insanların yaşadığı, çevresi duvarlarla çevrili, odalara bölünmüş, kendine ait çatısı ve bazen de bahçesi olan ahşap, toprak veyabetonarme yapı. Etrafındaki evlere temas etmeyen ve genellikle kendine has bahçesi olan evlere müstakil ev denir. Ev kavramı mimarî bir terimdir ve apartman dairesi gibi diğer barınak türlerinden farklı bir kavramı ifade eder. Bununla birlikte gündelik kullanımda türüne bakılmaksızın her türlü barınak için de kullanılır.[1] Günümüzde tipik bir evde salonodalarmutfakbanyo ve tuvalet bulunur.

Tarihçe [değiştir]

İlk barınaklar önceki çağlarda yağış, soğuk hava, yabanî hayvanlardan korunma amacı güdülerek içinde bulunulan çevreye göre değişik şekillerde ortaya çıkmıştır. Buna karşın ilk çağlarda barınaklar insanların sadece kendilerini ve ailelerini doğanın yıpratıcı etkilerinden ve yabanî hayvanlardan korumak için kullandıkları, genelde sadece uyumak için içine girdikleri sığınaklardır. İlk çağlarda insanlar barınak olarak ağaç kovukları veya mağaraları kullanırlardı. Marangozluk ve inşaatçılık bilgilerinin ilerlemesi ile insanlar kendilerine doğadaki malzemeleri kullanarak ev inşa etmeye başladırlar.

Evler, birey ya da ailenin sürekli olarak yaşadığı sosyal ünitedir. İçinde bulunulan çağa göre bir yapının ev niteliklerini taşıması için sahip olması gereken bazı kriterler vardır. En az bir tuvalet, yatma ve mutfak ünitesinin bulunduğu yerler ev olarak adlandırılabilir.

Daha ilerleyen çağlarda, günümüzdeki yazlık evlerde olduğu gibi bu dönemlerde de insanlar yaz aylarında ağaç dalları ile kütükleri birleştirip aralarını balçıkla kapatarak kendilerine yazlık evler inşaa etmişlerdir. Yağışların evleri yıkması ile de tekrar mağaralarına dönmüşlerdir.

 

 

Çatalhöyük‘te antik bir ev restorasyonu

Cilâlı Taş Devri’nde tüketcilikten üreticiliğe geçiş evresi ile birlikte tarıma başlanmıştır.Aynı dönemde insanlar pişmiş tuğla ve kerpiçten evler yapmayı öğrenmişlerdir. ÜrdünIrakİran ve Türkiye gibi binyıllar boyunca uygarlığın beşiği olan ülkelerde ilk evler ile ilgili birçok bilgiye ulaşmak mümkündür. Anadolu’da keşfedilen en eski evlerin bulunduğu Çatalhöyük bölgesinde insanların evlerde ilk merdiveni kullandıkları görülür. Dört köşesi yüksek engeller ile kapalı, içine bir merdiven ile inilen bu evler, gerek ilk evler gerek ise yerleşik yaşam hakkında önemli bilgiler sunar.

Avrupa’da ev [değiştir]

Avrupa‘da yerleşik yaşam milâttan önce 3000′li yıllara rastlar. Bu dönemde evler duvarları yığma taşlardan yapılmış, tavanları sazdan örülmüş ve daima yuvarlak şekildedir. İnsanlar bu dönemlerde zaman zaman evlerde havyaları ile birlikte kalmışlardır. Isınmak için ise evin içinde, yerde ateş yakmışlar, baca kavramını bilmediklerinden tavanda delikler bırakmışlardır.

Türklerde ev [değiştir]

Türklerin yerleşik yaşama geçmesi 760 yılından başlayarak Uygurlar zamanında olmuştur dense de Orta Asya Türkmenistan’daki son yapılan kazılarda MÖ 5000’lerde yerleşik düzene geçildiğini gösteren kentsel yerleşmeler, alet- edevat ve sanat eserleri bunun aksini savunmaktadır. Bu kanıtları Aşkabat Devlet müzesinde görmek mümkündür. Türklerin yerleşik düzene geçişleri ve ne zaman göçebe olduklarına dair arkeolojik bilgilere dair büyük bir bilimsel çalışma ve etraflı bir araştıma yapılmamıştır. Orta Asya’da kuraklığın başlamasından önce yerleşik düzene geçilmiş olduğu ancak büyük kuraklıkla mücadele sırasında göçerliğin yaygınlaştığını kanıtlayan bulgular arkeolojik ve antropolojik bulgularla sağlamlaştırılmalıdır. Genel kanı Türkler yazın yaylalarda, kışın ise korunaklı vadilerde Yurt adını verdikleri çadırlarda kalırlardı. Hükümdarın kaldığı çadıra otağ denirdi. Kuzey bozkırlarında göçebeliğin yaygın olmasına karşın daha sulak bölgelerde yerleşik düzenin devam ettiği anlaşılmaktadır. Uygurlar döneminde Orta Asya -Doğu Türkistan‘daki tarım havzasında tarıma devam edildiği sanılmaktadır. Maniheizm‘in halk arasında yayılmasının da etkisiyle yerleşik düzen kalıcı olmuştur. Uygurlar evlerini tuğladan ve kerpiçten yaparlardı. Yerlerde halılar bulunur, oturacak minderler serilir ve evlere ayakkabı ile girilmezdi. Uygurlar kurdukları şehirlere balık adını verirlerdi. Uygurlardan günümüze pek fazla kalıntı olmasa da, Türklerde ev kültürü yıllar geçtikçe gelişmiş ve bugünkü hâlini almıştır. Safranbolu Evleri, Boğaz yalıları bu Türk ev mimarîsinin seçkin örneklerindendir.

Bölümler [değiştir]

 

 

Bir ev planı örneği.

Günümüz şartlarında kabul gören ev kavramında, evler çeşitli fonkisyonlarda yararlanılmak üzere bölünmüş, herbiri farklı şekilde adlandırılanodalara sahiptir. Bir evde bulunması gereken ya da bulunması muhtemel bölümler şunlardır;

Evlerin dekorasyonu [değiştir]

Gelişen dünya ile birlikte, ev kültürü de değişmiş ve bugün ev sadece insanın hayatını sürdürdüğü bir yer olmaktan çıkmış ve daha fazla insan ile birlikte olduğu bir yaşam alanı hâline gelmiştir. Bununla birlikte evlerin görünümüne daha fazla önem verme fikri ortaya çıkmış ve buna bağlı olarak iç mimarlık ve dekoratörlük gibi meslekler ortaya çıkmıştır.

Evlerin döşenmesi dünyanın heryerinde değiştiği gibi, aynı ülkenin çeşitli bölgelerinde bile farklılık gösterebilmektedir. Türkiye‘de de batı bölümlerinde ev döşemesinde koltuk, masa, merkezî ısıtma kullanılırken, doğudaki birçok evde minderler, yer sofrası ve şömine kültürü hâlâ devam etmektedir.

Evlerin geneli ele alınacak olursa, ülkelerin gelişmiş kısımlarında apartmanlar, toplu konutlar tercih edilirken, kırsal kesimlerde tek ya da iki katlı ev geleneği sürmektedir. Türkiye‘de özellikle büyükşehirlerde hızlı bir kentsel dönüşüm projesi uygulanmaktadır. Proje kapsamında plânsız büyümüş kesimlerdeki çarpık yapılaşma kaldırılarak toplu konutlar ile dönüşüm sağlanmak hedeflenmektedir. Görüldüğü gibi ev kavramı, dört duvarlı, saz çatılı sığınaklardan, yüzlerce kişinin barındığı apartmanlara kadar geniş bir olguyu kapsayan yapılardır.

 

Gayrimenkul (ya da TaşınmazTürkçeye Arapçadan geçmiş olan bir kelimedir. Arapça‘daki nakil (taşımak) sözcüğünden türemiştir. Olumsuzluk önekiyle, taşınması mümkün olmayan anlamına gelir. Eşanlamlısı taşınmaz’dır.

Bir eşya hukuku terimi olan gayrimenkul, genellikle ekonomik bir terim olarak kullanılmaktadır. Arsa, arazi, bina, apartman, işyeri, konut, villa, fabrika ve benzeri değerlerin genel adı olarak kullanılışı oldukça yaygındır.

Emlakçı, emlak komisyonculuğu mesleği ile uğraşan kimse.

Günümüzde emlakçılar emlak alım-satımı, kiralaması gibi işlerle daha yoğun uğraşmakla beraber pek çok çeşitli işlemlerede aracılık etmektedirler. Bunlar şöyle sıralanabilir: Satış, Kiralama, Pazarlama, İpotek, Kat irtifakı kurma, Kat mülkiyeti kurma, ifraz ve tevhit, Trampa, Cins değişikliği, Hibe (bağışlama), Taksim (paylaşım), Tashih (düzeltme), Aplikasyon, Harita ve belediyelerden bölge imar planı çıkarma, Kadastro müdürlüklerinden röperli kroki ve çap belgesi alma, Vergi muafiyeti belgesini alma, Veraset vergi dairelerinden ilişik kesme veya temiz kağıdı alma, Emlak beyannamesi düzenleme, Noterden satış vaadi sözleşmesi yapma, Kira akid sözleşmesi yapma.

Günümüzde çoğunlukla ev-arsa alım-satımına ve kiralamasına aracılık etmektedirler.

Emlakçı, ev sahibi ile ev arayan insanların bir şekilde iletişime geçmesi için aracıdır. Bu görevi yerine getirirken bağımsız çalışamaz, belirli bir resmi kuruma bağlıdır. Emlakçılar odasına ya da bulunduğu ildeki ticaret odasına kaydını yaptırarak gerekli yetkileri alabilmektedirler. Bu sayede devlet gözetiminde, daha düzenli ve gelişmiş bir sektör halini yavaş yavaş almaktadır.

Bina, içinde oturmak veya herhangi bir amaçla kullanılmak üzere yapılan kapalı ve içi gerekli şekilde bölmeli yapı. Binalar kullandıkları amaçlara göre çeşitli adlar alırlar. Ailelerinoturmasına yarayan binalara mesken, işyerlerinin bulunduğu binalara han, yolcuların konakladıkları binalara otel, çeşitli işyerlerinin ve iş tesislerinin bulunduğu binalara fabrika (ya da yapılan işe göre boyahane dökümhane Demirhane, iplikhane gibi) denir. Bunlardan başka resmî işlere yarayan (karakoladalet sarayıhükümet konağıokulhastanekışlapostanegibi) binalarla resmî binalar, çeşitli faaliyetlere yarayan (kütüphanekonser salonutiyatrosinema gibi) binalara da genel binalar adı verilir. Binalar ; kerpiçahşapkârgir, betonarme yapı malzemelerinden yapılabilir.

 

Arsatoprak alan, boş arazi, yeryüzü parçasıdır. Köykasaba ve kent sınırları içindeki toprak parçalarına verilen genel isimdir. İmar görmüş tarlaya (konut arsası, ticari arsa vs) arsa denir.

Mülkiyet yolu ile tasarruf edilir. Arsa, Osmanlıda arazi-i memluke sayılırdı. Türk Medeni Kanunu‘na göre arazi kavramı kapsamına girmektedir.

Tapu sicili

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Kontrol edilmemiş

Tapu: Bir taşınmazmalın yüzölçümünü, numarasını(pafta, ada ve parsel olarak), mahallesini ve sahibini gösterir belgedir. Eski Türkçedeki kapuk (sağlam) sözcüğünden gelmiştir.

Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.

Tapu sicili herkese açıktır. İlgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir. Kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez., ifadeleri hukuk kuralı olarak düzenlenmiştir.
Tapu Sicil Müdürlüklerinde Akitli, Akitsiz işlemler, Mahkemeler, İcra Müdürlükleri, ilgili Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğü ile diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarının, Mal Varlığı Araştırmaları, Tapu Kaydı bilgi ve belgelerinin temini ile Kanunun öngördüğü diğer hususlar konusunda hizmet verilmektedir.

 

Tapu Sicil Müdürlüklerinde yapılan Akitli ve Akitsiz işlemlerinden başlıcaları [değiştir]

a.Akitsiz (tek taraflı irade beyanı ile),

  1. Aile Konutu Şerhi
  2. Aile Konutunda Kalma Hakkının Şerhi
  3. Ayırma (ifraz) İstemi
  4. Bağışlama Vaadinin Şerhi İstemi
  5. Bağıştan Rucu Edilerek Taşınmazın
  6. Birleştirme (Tevhit) İstemi
  7. Cebri SatışIn Tescili İstemi
  8. Cins Değişikliği İstemi
  9. Düzeltme (Tahsis) İstemi

10. Eşler Arasındaki Mal Rejimi Sözleşmeleri

11. Finansal Kiralama

12. Geçici Tescil Şerhi

13. Hükmen Dükkan İfrazı İstemi

14. Hükmen Kamulaştırma

15. İntifa Terkini İstemi

16. İpotek Alacağının Temliki

17. İpotek Terkini İstemi

18. İştirakın (elbirliğinin) Bozulması

19. İzale-i Şuyu Satışı Tescil İstemi

20. Kanuni İpoteğin Akitten Sonra Tescili İstemi

21. Kat İlavesi Ve Arsa Payı Değişikliği İstemi

22. Kat İrtifakı İstemi

23. Kat İrtifakı Terkin İstemi

24. Kat Karşılığı İnşaat Hakkı Sözleşmesi Şerhi

25. Kat Karşılığı İnşaat Şerhi Terkin İstemi

26. Kat Mülkiyeti Kurulması

27. Kat Mülkiyetinden Adi Mülkiyete Dönüş İstemi

28. Kira Şerhi İstemi

29. Kira Şerhi Terkin İstemi

30. Kooperatif Üyelerine Tahsis İstemi

31. Mahkeme Kararının Tescili İstemi

32. Mirasın Taksimi

33. Muhtesatın Devri Ve Terkini

34. Ortaklaşa Kullanılan Yerlerin Tescili

35. Paylı Mülkiyeti Devam Yükümlülüğü

36. Satış Vaadinin Şerhi İstemi

37. Serbest Dereceden Yararlanma Hakkının İpotekten Sonra Tanınması

38. Sulh Hakimi Veya Noterde Yapılan Ölünceye Kadar Bakma Akdinin Tescili İstemi

39. Şura İstemi

40. İştia İstemi

41. Vefa İstemi

42. Teferruatın Yazımı İstemi

43. Teknik Hataların (yüzölçümün) düzeltilmesi

44. Ticari İşletme Rehni

45. Ünvan Değişikliği İstemi

46. Vasiyetnamenin Tenfizi İstemi

47. Yola Terk İstemi

48. Yoldan İhdas İşlemi

49. Yönetim Planı Eklenmesi (veya Değişikliği) İstemi
b. Akitli (İki veya daha fazla tarafın irade beyanı ile),

  1. Bağımsız Bölüm İlavesi
  2. Bağış
  3. Devre Mülk Hakkı
  4. Diğer İrtifak Hakları
  5. Geçit Hakkı
  6. İdareler Arasında Taşınmaz Mal Devri
  7. İntifa Hakkı
  8. İpotek
  9. Kamulaştırılan Taşınmazın Eski Sahibine İadesi

10. Kamulaştırma

11. Kat İrtifakı

12. Kat Karşılığı Temlik Akdi

13. Kat Mülkiyeti

14. Kaynak Hakkı

15. Miras Payının Devri

16. Oturma Hakkı

17. Ölünceye Kadar Bakma Akdi

18. Ölünceye Kadar Gelir Sözleşmesi

19. Satış

20. Su, Gaz, Elektrik vb. Mecralar

21. Taksim

22. Taşınmaz Yükü

23. Trampa

24. Üst (İnşaat) Hakkı

Ve kanunun öngördüğü diğer işlemler. Bu işlemler için 492 sayılı Harçlar Kanunu ‘nun (4) sayılı tarifesine göre belirlenen harçlar tahsil edilir

Kadastro

Vikipedi, özgür ansiklopedi

 

 

1842 yılına ait Norveç kadastro kayıtları, her arsanın ismi, sahipleri, eski ve yenikayıt numaralarını göstermektedir.

 

 

1825 yılına ait Çekoslovak kadastro haritası

 

 

Lézignan, Hautes-Pyrénées civarında Napolyon kadastrosu için toprak kullanımını gösteren kadastral harita (1809). Etiketler, yukardan aşağı, kır, kullanılabilir toprak, otlak, bağ/bahçe, maki, orman, kestane ağaçları, kayalık, bataklık.

Kadastro, bir bölgedeki özel arsaların kaydıdır;[1] bu arsalar sistematik şekilde numaralandırılır, her birinin çevresi ve parsel tanımlayıcısı büyük ölçekli haritalarda gösterilir, hem haritada hem de kayıt defterinde bu arsanın niteliği, büyüklüğü, değeri ve onunla ilgili hukukî haklar belirtilir.[2] Gündelik dilde kadastronun birkaç anlamı vardır: Birincisi, özel arsaların bir kamu kuruluşunda tutulan kayıtlarıdır. İkinci anlamı bu kayıtları tutan ve onları idare eden kuruluşun adıdır. Üçüncü anlamı bu kuruluşun yaptığı işlerdir. Türk Dil Kurumu kadastroyu “bir ülkedeki her çeşit arazi ve mülk yerinin, alanının, sınırlarının ve değerlerinin devlet eliyle belirlenip plana bağlanması işi” olarak tanımlar.[3] Türk Kadastro Kanunu‘nda kadastro “taşınmaz malların sınırlarının arazi ve harita üzerinde belirtilerek hukuki durumlarının ve üzerindeki hakların tespit edilmesi işlemi” olarak tanımlanmıştır.[4] Sıfat hali “kadastral”dir. Kadastral haritalara güncel dilde tapu haritası veya kadastro paftası da denir. Kadastrolar dünyada çoğu ülkede, tapu sicili gibi başka belgelerin eşliğinde kullanılır.

Konu başlıkları

  [gizle

Etimoloji [değiştir]

Kadastro, Fransızca “Cadastre”, o dile de İtalyanca “catastro” sözcüğünden gelmiştir. Catastro sözcüğünün kaynağıYunanca κατάστιχον ([katastikhon], defter veya kayıt) ve ondan önce κατά στίχον ([kata stikhon] “çizgi üzerinden”) sözcükleridir; yani kadastro arsa sınırlarını belirleyen köşe taşları arasındaki düz çizgiler ve mesafeler boyunca ilerlemek kavramından türetilmiştir. Bizans İmparatorluğunda toprak vergisinin adı katastikon olmuş, Venedik Cumhuriyeti kendi vergi sistemi için Bizans sistemini uygulamış ve bu adı catasticon olarak yeniden İtalyancalaştırmıştır.[5]

Amaç [değiştir]

Kadastro kayıtlarının üç amacı vardır: 1) ödenecek emlak vergisi miktarını belirlemek için bir toprağın değerini kaydetmek, 2) mülkiyet haklarının korunması için toprağın boyutlarını ve sınırlarını belirlemek, 3) imar planlaması ve kırsal kalkınma için bir temel oluşturmak. Farklı ülkelerde bu amaçların hangisinin önde geldiğine bağlı olarak kadastronun farklı anlamları, farklı kurumlaşmaları olabilir. Örneğin eski Doğu Bloğu ülkelerinde özel mülkiyet olmamasına rapmen kadastro daireleri vardı, bunların amacı beş yıllık kalkınma planlarına destek olmaktı; bu ülkelerin kadastro kayıtlarında toprak kalitesi, su kaynakları ve yollara yakınlık, iklim şartları gibi bilgiler bulunurdu. Batı Avrupa‘da kadastronun amacı toprak vergisinin toplanmasını sağlamakken, Britanya‘da esas amaç mülkiyet haklarının korunmasıdır.[6]

Bu amaçlara hizmet eden üç tip kadastro bilgisi olabilir: 1) malî kadastro: toprağın değeri, 2) hukuki kadastro: toprak üzerindeki haklar. 3) geometrik kadastro: toprağın ölçümleri, parçaları, gösterimi ve konumu hakkında bilgiler. Çoğu ülkede bu bilgilerin üçü de kaydedilir.

Toprak değeri genelde alım-satım bilgilerine dayalıdır ama ihtiyaca göre bazen toprağın değeri yeniden belirlenebilir.

Hukuki kadastro bilgilerinde örneğin ipotekli bir arsada hem arsanın sahibi hem de ipotek sahibi belirtilebilir, bir derebeylik sisteminde hem toprağın sahibi hem de üzerinde çalışan çiftçi belirtilebilir, başka durumlarda geçiş veya kullanım hakları, mülkiyetten ayrı olarak kaydedilebilir. Geometrik kadastro bilgilerini elde etmek için haritacılık ve yazılı metinlerdeki arazi tariflerine dayanılır. Yazılı kayıtların olmaması halinde yerel yetkililerin sözlü ifadesine de dayanılabilir.

Tarih [değiştir]

 

 

Fransa’da Maine-et-Loire’da 1750’den kalma bir derebeylik arazı planı.

Kişilerin topraklarının sınırlarının bilinmesi gereği çok eskilere dayanır. MÖ 3000 yıllarında Nil vadisindeki tarım haklarının düzenlenmesi için kayıtlar mevcuttur.

Girsu‘da (Mezopotamya‘da) M.Ö. 2300 yıllarına ait bir kil tablette bir grup toprak parselinin planları, yüzölçümleri ve tasfirleri bulunmuştur. Etrüsk medeniyeti hakkındaki Etrusca disciplina belgelerinde, şehirlerin kurulmasında kadastro işlemlerinin dinî ve töresel bir bağlam içinde yapıldığı yazılıdır.

Sümer kralı ŞulgiUr şehri için bir toprak kayıt sistemi kurmuştur.

Roma eyaletlerinde toprak vergisi capitatio terreno nun toplanmasında vergi amaçlı toprak birimlerine “capitatio” (veyacapist) denirdi. Bu toprak birimlerin kaydına (bir başka görüşe göre, bir bölgedeki toprak sahiplerinin kaydına) Capitastrumdenirdi. Orta çağlarda bu kayıtlar capitastrum olarak adlandırılırdı ve bu sözcük sonra catastrum olarak değişmiştir.[7]

Orta Çağlarda Avrupa’da kadastronun amacı, vergi toplamak amacıyla kilise topraklarının, derebeylerinin, çiftçilerin toprakların büyüklüğünü belirlemekti. Bu kayıtlar mülkü tasvir edip yaklaşık büyüklüğünü belirtmenin yanı sıra, bazen basit planlar da içerirdi. Derebeyi için çalışan vasallar durumunda toprağın sahibi olan derebeyi ve onu çalıştıran çiftçinin adları da kaydedilirdi. İngiltere’de Domesday Book bunun ilk örneklerindendir. I. William emriyle 1086’da İngiltere’nin her tarafında toprak sahiplerinin ne kadar toprak ve hayvan sahibi olduğu belirlenmişti. Bu kitaba dayanarak kimin ne kadar vergi ödeyeceği belirlenmişti.

Araplar’ın 10. yy’da Sicilya‘yı istilasında defter adı verilen basit bir toprak kayıt sistemi başlatılmıştır. Bu sistem Güney İtalya’nın Normanlar tarafından istilasından sonra Catalogus baronum olarak geliştirilmiştir.

Fransız ihtilaline kadar Fransa’daki kadastro çalışmaları yerel amaçlar (derebeyi için) için kullanılırdı. VII. CharlesXIV. Louis ve XV. Louis, merkezî bir kadastro oluşturmaya gayret etmelerine rağmen politik direnme, ekonomik imkasızlıklar ve ölçüm araçlarının yetersizliği nedeniyle bunu gerçekleştirememişlerdir. Yerel kadastro kayitlari vardi ama herbiri farklı esaslara göre çalışırdı. İlk defa Napolyon, Fransa’daki 100 milyon toprağın herbirini kaydettirmiştir. Avrupa’daki millî kadastro sistemleri Napolyon’un girişimiyle ilk defa Avrupada 15 Eylül 1807’de başlamıştır. İlk haritalı kadastro kayıtları 18. yüzyılda Savoya Dükalığı‘nda hazırlanmıştır.

Osmanlılarda toprak kayıtları tahrir defterlerinde tutulurdu. Bu defterlerde vergi mükellefleri ve onların mülkleri hakkında bilgiler tutulurdu.

Kadastral harita [değiştir]

 

 

1850’lerde ABD’de odometre kullanan bir mesahacı

Kadastral harita, bir bölgedeki tüm emlağın (arsa ve binaların) haritasıdır ve kadastro kayıtlarının parçasıdır. Tapu dairesindeki kayıtlı mülklerin konumu ve sınırların resmî kanıtı sayılır. Haritada arsaların sınırları ve kayıt numaraları, belediye sınırları, binalar ve arazinin kullanım amacı kaydedilebilir.

Türkiye’de kadastral haritalar parselada gibi parçalara bölünebilir. Kadastro parseli, sınırları belli bir mülkiyet arazisidir.Kadastral ada çevresi doğal kadastral ada ve yapay sınırlarla çevrili olan yere kadastral ada denir. İmar uygulamasıyapılınca kadastro parsellerinin yerine imar parselleri gelir. Kadastral yollar, imar planı olmayan bölgelerde kadastro haritalarındaki kimsenin mülkiyetinde olmayan alanlardır. İmar planı yapıldığında imar planları genelde bu yollara göre oluşur.

Kadastro haritaları altyapı yatırımlarının belirlenmesinde, uzun vadeli jeolojik ve ekolojik çalışmalarda da gözününe alınır, eğer toprak mülkiyeti, incelenen olguda bir rol oynuyorsa. Kadastro haritalarında bölge isimleri, parsel ve tapu numaraları, mevcut yapıların yerleri bitişik yol ve sokak isimleri, belli sınırları uzunlukları ve daha eski haritalara referenslar bulunur.

Standart topografik kadastral haritalar, planimetre ayrıntıları ve özellikle mülkiyet sınırlarını ayrı, yükseklik bilgilerini (eşyükseklik eğrisi) ayrı, göstermek üzere iki kalıp halinde ve birbirleri ile çakıştırılabilir nitelikte üretilen paftalardır. Haritada doğal sınırlar (yol, kıyı, nehir gibi) ve binalar da belirtilebilir. Modern kadastro haritalarında ise coğrafi bilgi sistemleri kullanılmaktadır. Kadastral harita yapmak için arazide saha ölçüm yapan kişilere mesahacı denir.

Kadastral haritalarin üretilmesi için arazi ölçümleri yapıldığı gibi havadan fotoğraf alımı da kullanılır. Bu ölçümler geodezik ve fotogrametrik bilgisayar programlarla haritalara dönüştürülür.

Tapu kayıtları ile ilişki [değiştir]

Tapu, bir emlağın mülkiyetinin kime ait olduğunu gösteren belgedir. Kadastro ise o emlağın büyüklüğünü ve konumunu tanımlar. Çeşitli ülkelerde tapu ve kadastro idaresi arasındaki ilişkiler farklıdır.[8]

  • Alman sisteminde tapu, kadastral sisteme bağlıdır. Her arsanın sahibi merkezi bir kurumda kayıtlıdır, devlet o arsanın sahibinin kim olduğunu kayıtlarında tutar. Kadastronun amacı toprak ve parselleri tespit etmektir, bu yüzden kadstro dairesi çevre bakanlığı (veya benzeri) bir bakanlığa bağlı olur.
  • Fransız/Latin/ABD sisteminde arsanın özellikleri tapu belgesi üzerinde kaytılıdır. Alım satım yapıldıktan sonra yeni mal sahibi tapusunu kaydettirir. Tapuda belirtilen arsa özellikleri kadastrodakini tutmayabilir. Kadastro kaydı toprak kaydından ayrı olarak yapılan bir işlemdir. Arazi ölçümlerinin esas amacı vergilendirmedir, bu yüzden kadastro dairesi maliye bakanlığına bağlıdır.
  • İngiliz sisteminde tapu ve kadastro kayıt sistemi bütünleşmiştir. Arsanın tespiti tapu işleminin parçasıdır.

Kapora (ön ödeme kefaleti)

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Kapora, hizmet veya taşınır, taşınmaz mal (emlak ) almak için gereken toplam maddi bedel tutarının ödemesi için geçici süreli satışa açık kurumu kapalı bir şekilde kapora veren kişiye rezerve etme işlemi için yapılan ön ödemeye verilen genel addır.

Hukuki açıdan yapılacak kapora ödemeleri yazılı olarak alıcı ve verici arasında yazılı sözleşme içinde açıkca belirtilmelidir. olası oluşabilecek olumsuzluklar, örneğin ; ekonomik durumun alıma uygun olmaması gibi sebepler ile kişi alım yapmaktan vazgeçmesi durumunda yazılı kapora tanımı içeren sözleşmelerde “cayma bedeli” gibi bir tanımı yok ise cayan kişi hukuki açıdan kaporasını geri talep etme hakkına sahiptir..[1]

Kaynakça: Vikipedi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s